Kansızlık, çocuk sağlığında çok önemli bir yer tutar. Bu nedenle her anne, bu hususta en azından belli başlı nedenleri bilmelidir. Bu tür hastalıklarda çocuk, isteksiz, iştahsız ve soluktur. Dolayısıyla da büyüme kesintiye uğramış, kilosu da azalmaya başlamıştır.
Kapalı kapılar ardında büyüyen, açık havadan ve güneşten yoksun olan çocukların soluk alamamasından doğal bir şey yoktur. Çocukların sadece dış görünümü sizi aldatmasın.
Gereksiz yere tedavi uygulaması da yapılmamalıdır. Yapılacak çok basit kan değerlendirmesi ile kansızlık belirlenebilir.
Kana kırmızı rengi hemoglobin denilen bir madde vermektedir. Bu madde alyuvarların içerisindedir. Alyuvarlar parçalanmadıkça kanın içerisinde serbest olarak bulunmazlar.
Hemoglobin, basit yöntemlerle ölçülebildiği gibi, parmak ucundan alınan kanın ince camlar üzerinde yayılarak boyanmasından sonra beş dakika içerisinde tanınabilir. Her zaman doktor ve ebelerin yapabilecekleri bir değerlendirmedir. Zaten düzenli aralıklarla Sağlık Ocağına kontrole götürülen çocuğa bunlar yapılmaktadır.
Kansızlığın nedenleri çoktur. Kansızlığı bir hastalık olarak değil, bir belirti olarak saymak daha doğru olacaktır.
Kan kaybının olması, beslenme bozuklukları, bazı bulaşıcı hastalıklar, kan hücrelerinin yapımını bozan bazı kan hastalıkları, mide ve bağırsak kanalı kanamaları, doğum sırasında kordonun geç kapatılması, aşırı burun, idrar yolu kanamaları, kan pıhtılaşma bozuklukları, sarılık, kansızlığın en önemli nedenleri arasındadır.
Öteki kansızlık nedenleri arasında beslenme sırasında bazı temel vitaminlerin ve maddelerin yetersiz olarak alınması, rikets hastalığı, C vitamini eksikliğinin neden olduğu skorbüt, yağlı dışkı çıkarma ile giden mide bağırsak kanalı hastalıklarının bağırsaktan bazı vitaminlerin emilimini bozması gibi durumlar sayılabilir.
Kimi zaman da bulaşıcı hastalıklar, ilaçlar, kurşun zehirlenmesi, tiroid, hormon eksiklikleri ve kötücül hastalıklar, kan hücrelerinin yapımını azaltır. Ancak yeni doğan bebekte kansızlıkların en önemli nedeni demir eksikliği anemisidir.
Ayrıca, bağırsaklarda bulunan ve üreyen bazı parazitler mide de ve bağırsaklarda bebeğin sindirilmiş besinlerine ortak olarak ya da bağırsak duvarında yaptıkları zedelenmelerden kanamalara yol açarak önemli kansızlıklar yapar.
Kansızlık, bir belirti olmakla birlikle çocuğun hayatı için tehlikeli olabilir. Bu nedenle zaman zaman kontroller sırasında bu yönde yapılacak değerlendirmelerin önemi büyüktür.
Kansızlığın tedavisi için en önemli tedbir bunun nedenini araştırıp bulmaktır. Yani başka bir tabirle, alyuvar ve hemoglobinin neden dolayı normalden az sayıda olduklarını tespit etmektir. Ancak böylece tam bir tedavi yolu seçilir ve vücut eski haline dönebilir.
Demir Azlığından İleri Gelen Kansızlık:
Bu, kansızlığın en yaygın olan türü olup 6 aylıktan 2 yaşına kadar olan çocuklarda görülür. Çocuğun kanındaki demir eksikliğinden ileri gelir ki, bu durum hemoglobinin azalmasına neden olur. Hemoglobinin yapısı için demir en önemli bir maddedir. Çocukta demir azlığının meydana gelmesinin nedenleri çeşitlidir.
Bebek doğduğu zaman annenin kendisine vermiş olduğu demir stoğuna sahiptir. Bu nedenle bebek ilk aylarda hiçbir tehlikeye maruz kalmadan demirden yoksun olan anne sütüyle beslenebilir.
Bazı durumlarda ise çocuğun demir stoğu azdır. Erken doğumda ve ikiz doğumlarda, annenin kansız oluşu ve benzeri durumlarda bu stoğun azlığı görülür.
Kansızlığın meydana gelmesinin diğer bir nedeni de bebeğin uzun süre yalnız anne sütünden faydalanmasından ötürü, ihtiyacı olan günlük demir dozunu alamaması ve böylece vücudundaki demir stoğunu kullanmasıdır. Bu durumda bebeğe et suyu ile zenginleştirilmiş bol çorba ve mamalar ile bol sebzeli yemekler verilmesi gerekir.
Demir azlığından dolayı çocuk kansızlıkla karşılaşırsa, belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz. Huysuzluk, devamlı uykuya ihtiyaç durumu, iştahsızlık, sindirim organlarında rahatsızlıklar ve solgun görünüş.
Kansızlığın tam teşhisi için bir damla kanın incelenmesi yeterlidir. Bu incelemenin amacı kandaki hemoglobin ve alyuvarların sayımıdır. Şayet demir azlığından dolayı kansızlık meydana gelmişse hemoglobin sayısında belirli bir azalma görülür. Alyuvarlarda ise bir eksilme görülmez. Buna hipokronik adı verilir. Özel bir inceleme sonucu kandaki demirin konsantrasyonu nazik bir şekilde ortaya çıkabilir ki sideremia denilen bu durumda demir çok azalmıştır.
Bu tür kansızlığın tedavi şekli ise, belirli dozlarda demir takviyesi olup, bu da doktor tavsiyesi ve kontrolü ile olur. Bugün piyasada, gerek şurup, gerek damla halinde demir ihtiva eden pek çok yardımcı tonik vardır. Şayet tedavi görecek çocukta sindirim organları rahatsızlıkları varsa, bu durumda damardan alınacak ilaçlara başvurmak gerekir. Ayrıca, etli, karaciğerli, taze yumurtalı ve bol sebzeli bir besin türü de hem koruyucu bakımdan hem de yardımcı olarak tavsiye edilir.
Vitamin Eksikliğinden Dolayı Kansızlık:
Rasyonel bir şekilde gıda almamış çocuklarda sık sık rastlanan bir kansızlık türüdür. Bunun nedenini, alyuvarların fonksiyonları ile ilgili ve çocuğun gelişiminin ihtiyaç gösterdiği vitaminlerin eksikliğine bağlayabiliriz. Bu alanda, B 12 vitamini, asit folik ve B 2 vitaminini çok önemli olarak sayabiliriz. Bu tür kansızlıkların özel bağırsak rahatsızlıklarından dolayı da ortaya çıktıkları görülmüştür.
Bu vitaminlerin eksik olması özel bir kansızlığa yol açar. Solgun beniz, bitkinlik, çabuk yorulma, sık ateşlenme, iştahsızlık bu hastalığın belirtileridir. Kanın incelenmesinde, normal renkli olmasına rağmen alyuvarların çok fazla azaldığı görülür. Rengin normal olmasına sebep hemoglobinlerin eksilmemiş olmalarıdır.
Tedavisi ise, proteini ve vitamini bol bir besin rejimine dayanır. Buna ek olarak, doktor gerektiği kadar B 12 vitamini, folik asitli, C vitaminli ve B kompleksli ilaçlar verir. Karaciğer özleri de çok faydalıdır.
Hastalık Sonrası Kansızlık:
Birçok hastalık kansızlığa sebep olabilir ve esas rahatsızlığın tedavisini güçleştirir. Bu hastalıkların bazıları şunlardır. Zatürre, menenjit, tüberküloz, romatizmal hastalıklar.
Bu durumda çocukta belirli bir şekilde zayıflama, solgunluk ve sinirlilik halleri görülür. Bu tür kansızlığın tedavisi için önce ilgili olduğu hastalığın tedavisi gerekmektedir.
Hemolitik Kansızlık:
Oldukça önemli bir tür olan bu tip kansızlık, değişik sebeplerden dolayı yok olmuş alyuvarların azalmasından ileri gelir. Hastanın derisinin sarımtırak bir renk alması belirli bir görüntüdür. Bu tür kansızlığın üstünde fazla durmadan, teşhis ve tedavisi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.
Bu hastalıklar genellikle irsidir. Kan yapıcı ve yok edici nitelikleri olan dalağın forksiyonuyla da ilgili oldukları belirlenmiştir. Bu tür kansızlıklara neden olan diğer faktör ise, kan gruplarının uyuşmamasıdır. Şöyle ki; Çocuğun kan grubu Rh (+) pozitif iken, annenin kan grubunun Rh (-) negatiftir. Bu uyuşmazlık yeni doğan çocuğa pek çok zorluklar vereceğinden, kan nakli veya bebeğin tüm kanının değiştirilmesiyle önlenebilir.
Ayrıca incelediğimiz bu kansızlıkların başka rahatsızlıklara yol açabileceği de unutulmamalıdır. En önemlileri, belirli bir süre için kan kaybı veya devamlı kan kaybına sebep olan hastalıklardır. (Bağırsak rahatsızlıkları gibi) Bu durumlardaki kan kaybından dolayı azalan alyuvarlar kansızlığa yol açarlar. Uzun süren bir kansızlık sonucu olarak lösemi (kan kanseri)de meydana gelebilir.
Aile bireylerinin solgun renk, iştahsızlık ve zayıflık gibi kansızlık belirtilerinin önemle üzerinde durmaları, kesinlikle küçümsememeleri gerekmektedir. Ayrıca aile bireylerine düşen en önemli görev, zamanında bir doktora başvurulması ve piyasada bulunan bazı ilaçlara bel bağlayıp, kendi kendilerine tedaviye kalkışmamalarıdır.



















